Site Loader
  • Liderlik Becerilerini Dönüştürmek: Yapay Zekanın da Dahil olduğu Ekipleri Yönetebilmek

Eğitim 4.0; Endüstri 4.0’ın liderlerini eğitmeyi amaçlayan bir yaklaşım. Ancak lider ve yöneticilere ilişkin beceriler de bu yeni çağda değişiyor. Geçmişte liderlik eğitiminde kazandırılması gereken temel beceri “insan ilişkileri yönetimi” olarak kabul ediliyordu. Yeni liderlerin ise yapay zeka birimlerine de liderlik etmesi gerekecek. Makinelerle konuşmayı bilen, onları kusursuz bir tarzda programlayan kişiler gerçek anlamda lider sayılacak. Bu nedenle gençlerin makinelerle iletişim ve kod yazma becerisini erken yaşlarda edinmesi gerekiyor. 

  • Teknolojiyi İnsan Yararına Kullanabilen Gençler yetiştirmek

Teknolojiye merak salan gençlerin hacker’lık, dolandırıcılık, e-kumar gibi tuzaklardan kurtulup üretime ve toplumsal faydaya yönelmeleri büyük önem taşıyor. Devletin engelleyici altyapıları/düzenlemeleri ve ailelerin gençleri teknolojiden uzak tutmaya çalışması bu tuzakları gençler için ilgi çekici hale getiriyor. Ailelerin özellikle internet teknolojileri konusundaki kaygılarını gidermek de bu çerçevede önem taşıyor. Teknolojiyi insan yararına kullanabilen nesiller yetişmesi için teknoloji etiğinin en başta okulda yerleşmesi önem taşıyor.

  • Teknik Eğitimde Atölye Mantığının Yerine Garaj Mantığını Koymak

Her sektörden işgücü; dijitalleşme ile birlikte yeni tesisler, üretim ve işleme teknolojileri, yazılımlar, ekipmanlar ve kontrol sistemleri ile karşı karşıya geliyor. Bundan sonra üretim teknolojileri geçmişe oranla çok daha sık aralıklarla yenilenecek. Çalışma hayatına aynı makinenin başında çırak olarak başlayıp, aynı makineden ustabaşı olarak emekli olmanın tarihe karıştığı bu yeni dönemde, teknoloji eğitiminde atölye ve laboratuvarların katkısı dönüşüme uğruyor.

Artık teknik okullarda fabrikaları taklit eden makine parkları ve atölyeler işlevsiz hale gelecek. Mesleki eğitimde tesis ortamlarını simüle edebilen dijital teknolojiler ve FabLab’lar (Fabrication Laboratory –Üretim Laboratuarı) eğitim aracı olarak devreye giriyor. Simülasyon yeni üretim süreçlerinin de merkezinde olacağından, üretim simülatörleri üzerinde eğitim alan gençler üretim tesisine çok kolay uyum sağlayacak. 

  • Daha Uzak Bir Geleceğin Parçası Olmak ve Endüstri 5.0’ı Düşünmek

Belki de Endüstri 5.0’ın temel mantığı olacak “mal ve hizmet üretiminin merkezcilikten uzaklaşması” şimdiden birçok öncünün dahil olduğu bir akım haline geldi. Yeni dönemin “yaratıcı liderliğe ve dönüşüme dayalı birey ve teknolojileri” şimdiden bir sonraki devrimin konseptini ortaya koymaya başladılar. Bu yeni çağda ürün ve hizmetleri birer yazılım olarak satın alacağız. 

Endüstri 5.0 enerjiden, makinelere kadar üretimin büyük tesislerden evlere gireceği; finans ve telekomünikasyon gibi hizmetler için merkezi sistemlerin ve şirketlerin konumunun değişeceği bir dönem olacak. Kendi elektriğini ve suyunu üreten, evdeki 3D printer tezgahında ihtiyacına göre ister bir hamburger, isterse de cep telefonu “yazdıran.” bireyler olacağız. Bankacılık ve finans hizmetleri belki de tamamen açık kaynaklı “Blockchain” sistemleri üzerinden yürüyecek. Bu yeni çağda mal ve hizmetler ağırlıklı olarak evlerde ve yerel atölyelerde üretilecek. Bu yazılımların açık kaynaklı alternatiflerini kullanabilen ve kendi ihtiyaçları konusunda şekillendirebilenlerin toplumda ön plana çıkacağı bir dünyada yaşayacağız.

Bu yeni geleceği şekillendiren en önemli yaklaşımlardan biri “Makers” (Kendi yapanlar) Hareketi” olarak gözümüze çarpıyor. Makers Hareketi sayesinde Teknoloji becerilerine ve küçük ekipler içinde verimli ve etkin çalışmaya yatkın bireyler gelecekte kendi bireysel fabrikalarını yönetecekler. 

  • Üniversiteye Uzanan Köprü Oluşturan Bir Orta Öğretim Tasarlamak

Lise döneminin bir diğer hassas noktası ise meslek seçimin bu dönemde yapılıyor olması. Endüstri 4.0 döneminde tüm meslekleri etkileyecek en önemli dinamik teknoloji olacak. Bu nedenle yüksek öğrenimde ister mühendislik, isterse de sosyal bilimlerde eğitim görülsün, lisede temel yenilikçi ve teknolojik becerileri edinen gençler ön plana çıkacaklar. 

Türkiye’deki üniversitelere giden öğrencilerin mezun olduktan sonra en çok tekrarladıkları eleştirilerin başında iş hayatı ile üniversiten arasındaki uçurum geliyor. Bu uçurumun başlıca sebebi, üniversite eğitiminde mesleğe ilişkin teknolojilerin yeterli seviyede öğretilemiyor oluşudur. Örneğin İşletme eğitiminde üretim yönetimi anlatılırken ERP sistemlerine veya hukuk eğitiminde UYAP’a değinilen çok az üniversite var. Öğrencilerin lisede edinecekleri teknolojik ve yenilikçi bilgiye erişim yeteneği onlara ciddi bir avantaj sağlayacak. 

Diğer taraftan Türkiye gerçeklerini dikkate alarak lise eğitimin üniversite yolu için en önemli durak olduğunu dikkate almak ve üniversite sınavlarında başarıyı ön plana çıkarmaları büyük önem taşıyor. 

Zeynep DERELİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir