Site Loader

Dünya hızlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve insanlardan en büyük kurumsal yapılara kadar herkes ve her şey buna uyum sağlamak için çaba sarf ediyor. Geleneksel olarak geçmişte yapılanlardan örnekler vermeye –ve böylece ne kadar köklü olduğunu göstermeye- dayanan öğreti yerini geçmişten, bugünden ya da gelecekten olduğu fark etmeden karşılaştığımız gerçek zamanlı sorunlar ya da karar almamızı gerektiren başka durumlarda performansımızı geliştirmeye yönelik araçların öne çıktığı bir diğerine bırakıyor. Bu önemli bir değişim çünkü geçmişte “gerçek tarih” karşısında küçümsenen ve gerçeği yansıtmamakla suçlanan kurgusal tarih yapıtlarının ve bunların felsefesinin daha değerli hale gelmesine neden oluyor.

Her alanda güçlü olanın değil değişime daha hızlı ayak uyduranın ayakta kalması, her şeyin yeniden kurgulanmasını gerektirirken bu şaşırtıcı olmayan ama iyi anlaşılması gereken bir gelişme. İşin ne kadar ciddi olduğunu anlamak için Game of Thrones (Taht Oyunları) dizisinin yarattığı etkiye bakmakta yarar var. Bu kurgusal tarihi eser, yönetim kurullarının davranışlarına yön vermekte yol gösterici olan bir çalışmayı ortaya çıkardı. Columbia Business School Profesörü Bruce Craven’ın Win or Die: Leadership Secrets From Game of Thrones adını taşıyan kitabı, yönetim kurullarında yer alan kişilerin hangi karakterlere benzer şekilde davranması gerektiğine işaret ediyor.

Sonuçlar ilgi çekici. Kendi kurallarına aşırı güvenen ve bu doğrucu tavrı ile çatışmaların üzerinde olduğuna inanan Ned Stark karakterinin davranış tarzı tasvip edilmiyor. Dizideki hayatı başının vurulması ile sonuçlanan Stark’ın karakteri, “herkese eşit mesafede durmak” ile açıklanan saygıdeğer tavrı sergilese de Craven, liderlik perspektifinden baktığında bu tavrı, liderlerin sahip oldukları değerlerden kaynaklanan zorlukları ve fırsatları anlamak gibi bir zorunlulukları olduğunu söyleyerek eleştiriyor.

O zaman yeni bir liderlik olgusunu aramamız ve yaratmamız gerekiyor. Ned Stark örneği, kendisi otobur olduğu için etoburlar tarafından yenmeyeceğine inanan ceylanların etik anlayışından farklı bir liderliği gündeme getiriyor. Süreç yönetiminin önemini ortaya koyan Ned Stark örneği bugünün insanlarına uyarlandığında, aslında analitiğin ve özellikle bu örnekle bağlantılı olarak öngörüsel analitiğin değerini de anlamamızı sağlıyor. Bunu bugün yapabilmenin yolu, teknolojiye hakim olmaktan geçiyor.

Teknoloji ile neyi kastettiğimi biraz açmamda yarar var. Benim için teknoloji sadece kodlama öğrenmek değil; ancak kodlamanın da en önemli parçası olan algoritmik düşünme yeteneğini edinmek ve analitik sistemi doğru algoritma üzerinde geliştirmek. Bugünden geriye giderek –senaryosu yazılmış ve çekilmiş dizide- Ned Stark’ı kurtaracak bir çözüm bulmamız mümkün olmasa da, gelecekte benzer bir durum ortaya çıktığında çözüm bulmamız için gereken cephaneyi sağlayabilir. Burada önemli iki nokta teknolojiyi kullanmak ve çözüm bulmak.