Site Loader

OKUL TERCİHİNİ NASIL YAPMALIYIZ?

Hepimiz eğitim-öğretim hayatımızda birçok sınava girdik, birden çok değerlendirmeye tabii tutulduk. Ancak bu sınavlardan bazıları bizler için çok daha belirleyici oldu.  Çünkü bu sınavlar geleceğimiz için seçici hatta yönlendirici sayılabilecek sınavlardı. Örneğin 8. Sınıf öğrencilerinin 7 Haziran 2020’de gireceği LGS sınavı gibi… Bu sınavları en önemli yapan özellik ise tabii ki sınav sonucunda yapılan puanlamaya göre öğrencilerin liseye yerleştirilmesi.  Aslında mesele tam olarak da burada başlıyor. “Alınan puan ile nereyi tercih etmeliyiz?”, “ Hangi liseyi seçersek bizim için daha doğru olur?”, “Hangi lise türünü seçmeliyiz?”, “Aslında matematik kadar spor derslerini de seviyoruz…” gibi birçok soru ve düşünce gençlerimizi ve ailelerini sarıyor. Peki bu süreçte nelere dikkat etmemeliyiz?

Tüm bu süreçte öğrenciler kadar anne ve babalara da büyük görevler düşüyor.

Yeteneklerimizin ve Tercihlerimizin Farkında mıyız? 

Yetenek; kalıtımla gelen gizil güçlerin eğitim ve çevrenin etkisiyle geliştirilmiş kısmını ifade eder. O halde yetenek bize öğrencinin eğitimle neler kazanacağını, ilerideki yaşantısında neler yapacağını değil, neler yapabileceğini gösterir. Öğrencinin eğitimdeki başarısını önceden kestirmek için, eğitimin gerektirdiği yeteneklere ne ölçüde sahip olduğunu bilmemiz gerekir. Öğrenciye eğitim dalını ve mesleğini seçmesinde yardımcı olmak için, onun genel ve özel yetenekler yönünden durumunu, zayıf ve güçlü olduğu yönlerini bilmemiz gerekmektedir. Buradan da anlaşılacağı gibi yeteneklerin meslek seçimini doğrudan etkilemesi lise seçimini de dolaylı olarak etkilediği anlamına gelir. Burada önemli olan öğrencinin yetenekleri ile birlikte isteklerini de göz önünde bulundurarak kendisine en uygun tercihi yapması ve buna en uygun okulu seçmesidir.

Okulların Başarısı

Lise tercihini dolaylı yoldan bir üniversite tercihi olarak da sayabiliriz. Bu yüzden tercih yaparken dikkat edeceğimiz unsurlar şu şekilde olabilir: Tercih etmeyi düşündüğünüz lisenin mezunlarının Türkiye’de ve dünyada üniversiteye yerleşme oranları nasıl?,  En çok hangi dalda ve hangi üniversitelere yerleştirme yapılmış?, Bu yerleştirme oranları ve yerleştirme yapılan üniversiteler hedeflerimizle benzerlik gösteriyor ya da örtüşüyor mu? Bu ve benzeri soruları dikkate aldığımızda lise tercihimiz daha sağlıklı olacak ve hedeflerimiz doğrultusunda doğru adımlar atmamızı sağlayacaktır.

Eğitim Kadrosu

İnsanlar doğdukları andan itibaren sürekli olarak bir şeyler öğrenir.  Çocukların evlerinden sonra eğitim öğretim aldıkları yer okuldur. Aynı şekilde çocuğun anne ve babasından sonra eğitim öğretim aldığı kişi de öğretmendir. Öğretmenlik bu bakımdan öğrenci ve öğrencinin gelişimi için çok önemli bir role sahiptir. Yenilikçi, teknolojiyi iyi kullanabilen ve takip edebilen, iletişim becerilerine sahip, işini severek yapan, öğrenme ortamını düzenleyebilen, öğrencinin bilgiye ulaşmasını kolaylaştıran, öğrenene rehberlik edebilen öğretmenlerden oluşan bir eğitim kadrosuna sahip bir okulu tercih etmek iyi bir seçim olacaktır.

Yabancı Dil

Günümüzde artık İngilizce dünya dili konumunda ve sadece İngilizce öğretmenlerinden beklenen bir yetenek değil. Hayatımızın hemen her yerinde yabancı kelimelerle karşılaşıyoruz. Sözcükler sürekli olarak değişiyor ve hayatımıza yerleşiyor. Bu durumda yabancı dil ile neden erkenden tanışmayalım? Tüm hayatımız boyunca devam edecek bu süreçte neden daha emin adımlar atmayalım? Ancak dil öğrenmek de o kadar basit değil. Bunun için yabancı dile önem veren, başarılı öğretmen kadrosuna sahip ve teknoloji ile eğitimi entegre olarak kullanabilen bir okulu seçmek bizim bu konuda diğerlerinden bir adım öne geçmemize yardımcı olur. Hatta bu konuda ısrarcıysanız IB eğitimi veren okulları tercih etmeniz sizin için daha iyi bir karar olacaktır. 

Teknoloji 

Teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği bir dönemde eğitimi teknolojisiz düşünmek çok da doğru olmaz, ki zaten eğitim ile teknoloji arasında diyalektik bir ilişki bulunmaktadır. Teknoloji eğitim ile birlikte insanı, hatta tercihlerine de yön vermektedir. Bu nedenle tercihimiz 21. yy yetkinliklerine uygun olarak çağa ayak uyduran tercihler olmalıdır. Bu bizim tercih ettiğimiz yolda daha hızlı ilerlememizi sağlar. Bunun için eğitimle birlikte teknolojiyi de kendine görev edinmiş bir okulu seçmeliyiz. Böylece teknolojinin eğitim üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanmış oluruz. Örneğin bilgisayar laboratuvarına sahip olmasına rağmen interneti ve projeksiyon aleti olmayan bir okul ile eğitimde teknolojiyi kullanarak ters yüz eğitim veren, öğrencilerini bireysel olarak takip eden iki okulu karşılaştıralım. Teknolojik olarak yeterli donanıma ve uygulamaya sahip olmayan okuldaki öğrenciler fabrika usulü eğitim almak zorunda kalacakken diğer okuldaki öğrenciler teknolojiyi farklı alanlarda kullanabilecek, üretecek ve üretilen teknolojiyi kullanabilecek duruma gelecektir. Öğrenci hissettiği probleme çözüm getirebilecek ve çözüm için doğru yöntem, teknik ve teknolojileri kullanarak çağın ihtiyaçlarına yanıt verebilecektir. Bu da gençlerin kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkması için büyük bir fırsat olacaktır.

Sosyal Olanaklar

Sosyalleşmenin öğrencinin düşünme becerilerini geliştirdiği yapılan birçok araştırmada kanıtlanmıştır. Aynı zamanda grupça yapılan etkinlikler çocuğun iletişim becerilerini geliştirmek ile birlikte öğrenciye grupla çalışma becerisi ve özgüven kazandırır.  Akademik becerilerin yanında bu gibi beceriler de öğrenci ve öğrencinin gelişimi için oldukça önemlidir. 21. yüzyılın getirdiği yenilikler ile birlikte günümüzde girişimcilik ile ilgili pek çok seminer, etkinlik ve zirveler görüyoruz. Çağın getirdiği yeniliklere uygun olarak girişimci bir birey olmak için erkenden yola çıkmak istiyorsanız seçeceğiniz okulun kulüp etkinliklerine ya da sosyal faaliyetlerine bir göz atmanız iyi bir karar olabilir. 

 Gençlerimiz geleceğimiz. Bu yüzden asıl olan kendilerini mutlu hissettikleri ve gerçekleştirebilecekleri yerde olmaları. Burada anne babalara düşen en büyük görev ise çocuklarına iyi bir rehber, bir yol gösterici olmaktır.