Site Loader
Dil, insanlar arası iletişimin temel aracıdır. Konuşmayı öğrenene kadar farklı sesler çıkararak çevresine kendini anlatan bebekler büyüdükçe ve motor becerileri geliştikçe ana dillerini öğrenirler. Önce parça parça çıkan sesler daha sonra anlamlı cümlelere dönüşür. Anadilde konuşmayı ve düşünmeyi öğrenen küçükler farklı bir dil öğrenmeye ne kadar erken başlarlarsa dili o kadar hızlı olarak kendi hayatlarına entegre ederler. Bir dili ana diline yakın konuşmanın ana şartı o dille erken yaşlarda tanışmaktır. Okul öncesi dil gelişimi konusunda uzmanlaşmış kurumların olması ikinci bir dili ana diline yakın konuşabilen bireylerin yetişmesine katkı sağlar. Farklı eğitim teknikleri çocukların geniş kelime dağarcığına sahip olmasını sağlarken çocuklar dile özgü vurguları ve grameri de en doğru şekilde öğrenirler. Farklı bir dil farklı dünyaların da kapısını aralar. Farklı dilde makale okumak, şarkı söylemek, film izlemek zengin bir kültür dağarcığını da beraberinde getirir. Çocuklarının geniş bir vizyona sahip olmasını isteyen anne babaların ilk akıllarına dil eğitimi aldırmak gelir. Okul öncesi çocukları dünyayı merak ederler. Bu merak duygusu onların her şeyi hızlı öğrenmelerini sağlar. 

Okul Öncesi Dil Eğitimin Faydaları

Dilin nasıl geliştiği konusunda farklı çalışmalar olsa da çocuğun duyduğu sesi duyduğu şekilde seslendirmeye çalıştığı nettir. Henüz hiçbir paradigması olmayan çocuk beyinleri öğrendiklerini hiçbir yorum katmadan olduğu gibi kaydeder. Dolayısıyla okul öncesi çocuğun sözcük dağarcığı çevresinden duyduklarıyla şekillenir. Bununla birlikte öğrenmede çocuğun bilişsel ve düşünsel fonksiyonlarındaki gelişmişlik düzeyi de önemli rol oynar. Bilimsel çalışmalar lise ve üniversite yıllarındaki akademik başarının çocuğun ilk 6 ila 8 yıl arasında öğrendikleriyle direkt ilişkisinden bahseder. Eğitim sisteminin büyük ölçüde okuduğunu anlama ve anlatmaya dayandığı düşünüldüğünde dilin doğru kullanıldığı çevrelerde çocuğun akademik başarının da yüksek olduğu gözlemlenir. Tüm bunlara ek olarak okul öncesi dil eğitimini faydaları arasında aşağıdaki maddeler sayılabilir:  
  • Çocuğun zihinsel gelişimine doğrudan etki eder.
  • Farklı bir dil öğrenen çocuk o dilde düşünmeyi de öğrenir.
  • Odaklanma ve motivasyon becerileri artar.
  • Yeni bir şey öğrenmek çocuğun özgüvenine olumlu katkı sağlar.
  • Yeni kelimeler öğrenen çocuğun hafızası gelişir.
  • İkinci bir dil konuşan çocuklar farklı dilleri de kolay öğrenir.
Bilimsel çalışmalar okul öncesi dil eğitimine erken başlamanın çocukların gelişimlerine katkı sağladığını gösterir. 

Dil Öğrenmek için En Uygun Zaman

Çocukların ilk 6 yılı kayıt dönemidir. Bu döneme anne karnındaki dönemin de dahil olduğu düşünülür. Çocuklar sessizce tüm öğrendiklerini belleklerine kaydederler. Çalışmalar dil eğitiminin en geç 6 ila 8 yaşına kadar başlamış olmasının verimlilik açısından doğru bir zamanlama olduğunu söyler. Çocuk bir yandan ana dilini öğrenirken diğer yandan ikinci bir dilin temellerini atabilir. Bu öğrenme süreci çocuğun bellek gelişimine de katkı sağlar. Ana dil ile birlikte farklı bir dil öğrendiğinde en az ana dili kadar kalıcı olur. Dolayısıyla dil gelişimi okul öncesi başlayan bir süreç olarak değerlendirilebilir. Kurumsal eğitimle birlikte ev hayatına da öğrenilen dil dahil edilirse öğrenme süreci hızlanır. Çocuğun o dönemde dinlediği müzikler, izlediği filmler, oynanan oyunlar ve günlük hayata katılan kelimeler süreci aynı zamanda eğlenceli hale de getirir.

Dil Eğitiminin Çocuk Dünyasındaki Yeri

Erken çocukluk döneminde öğrenile ikinci bir dil çocukların global dünyanın kapılarını aralayarak zengin düşsel dünyalarında yolculuk yapabilmelerine yardımcı olur. Ayrıca farklı bir dil öğrenme deneyimi; sorgulayan, düşünen ve yaratıcı bireylerin oluşumuna da destek olur. Dolayısıyla öğrenmeye ne kadar erken başlanırsa o kadar çocuklar bilgi dağarcıklarına daha fazla kelime, daha fazla görsel ve bilgi eklerler. Bu bilgiler hemen bugünden yarına ortaya çıkmaz. Çoğu zaman küçüklerin birçok davranışı anne babayı şaşırtır. Nedeni ise küçükler öğrendiklerini zamanında kullanmak üzere çok iyi saklarlar. Çocuğun öğrenme şekli taklit etme şeklindedir. Önce taklit eder, sonra kalıcı hale getirir. Nasıl ana dilini taklit ederek öğrenirse ikinci bir dili de aynı şekilde taklit ederek öğrenir. Henüz yorum yapabilme kabiliyeti gelişmediğinden sadece öğrenmeye odaklıdır. Dolayısıyla okul öncesi dönemde dil gelişimi çok daha hızlı olur. Bu konuda yetkin kurumlar tarafından verilen eğitimler süreci hızlandırırken dilin çocuğun diğer yaşam alanlarında da kullanılması kalıcı olmasına katkı sağlar. 

Okul Öncesi Dil Gelişiminde ‘CloseTheWord’ Yaklaşımı

Tink Koleji’nde uygulamaya başladığımız CloseTheWordGap yaklaşımı ile çocukların geniş bir kelime haznesine sahip olmasını amaçlıyoruz. 3-6 yaş gruplarına uygulanan bu yaklaşım aynı zamanda küçüklerin bilişsel gelişimini de destekler niteliktedir.    Düşyeri Eğitim Programı olarak da adlandırılan bu eğitim sayesinde çocukların 3-6 yaş arasında 7000 kelimelik bir kelime dağarcığına ulaşacak.   Tink Koleji’nde uygulanan Düşyeri Eğitim Programı hakkında detaylı bilgi almak için: https://www.tinkturkiye.com/tink-anaokulu/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.